Elesine...(7) Beklerim Seni

 

 

 

 Botan’ın özlemi Cudi’nin sevinciyle Dicle’ye akarken…  

 Biliyorum gideceksin zaten sana gitme kal diyemem demeye de gücüm yok. Hani” bir bedeni o kıyısızlığa bırakma saati geldiğinde gitmek bir yalnızlıktır.

  Aslında bütün gitmeler yalnızlıktır” mısralarında olduğu gibi biliyorum sen de yalnız kalacaksın gittiğin yerlerde, ama dedim ya sevgili, sana gitme diyemem çünkü sana verebileceğim tek şey yüreğimdir." o zaten senin olmuş. "

 

     Bağışla beni sevgili! Mirin divanında derdest edildiğinde ve mir kendisine

Sevdiği kızı sorduğunda hani” hayır Mir’im yalancı Beko’nun dediği gibi değildir. O huridir, o peridir yüreğimi yakan sevgilidir. O asildir bey soyundandır bey kızıdır adı da zin’dir “ deyip de sevdiği için bir ömür zindanda

çürüyen Mem-i Alan olamadım senin  için..

 

    Bağışla beni sevgili! Seher vakti yalnızca sesini duyup da o sesin sahibi için  ülke ülke gezen, onun uğruna beylikten vazgeçip bir ömrü Cankuşu’nu aramakla

geçiren, onun için derviş olan Faq-ı Teyran olamadım senin için..

 

  Bağışla beni sevgili! O dilberin aşkını dile getirdiğinde sırtını dayadığı taş  bile o aşkın ateşinden kızgın bir ateş gibi olan, o Dilber için Cizir-a  Botan’dan sürgün olmayı göze alan Mellaye Cıziri olamadım senin için..

 

 

 Ben sadece seni sevdim ve seni seveceğim de… Bilesin  ki gidersen Mem olurum bu  ömrün zindanlarında bin yıl seni beklerim.” ey Zina Zedan . “

      Bilesin ki gidersen Faq-ı Teyran olurum ülke ülke gurbet gurbet o seher vakti  duyduğum sesinin peşine düşerim belki sesini duyarım diye ey CANKUŞUM..

 

 

 Bilesin ki gidersen “ Senin kalbinden sürgün oldum ilkin bütün bu sürgünlüklerim  bir bakıma bu sürgünün bir süreği” diyen şair misali Mir Bedirhan olurum Girit  sürgünlerinde seni özlerim.

 

Sürgününüm bittiği haberini beklerim bir ömür

Ey Cudi'nin Botan'ın sevgilisi Fırat’ın dinginliği Dicle ...

Turnaları bilir misin sevgili, hani eşlerden biri ölünce diğeri yaşayamazmış uzun  süre… Ama bilesin ki ben ölmedim sevgili. “Sadece yaralıyım.” Ama sen yine de git katıl turna sürüsüne sıcak iklimlere uç, kalma benimle kar boran vurmasın seni sevgili…

 

  “Yarin ile hoşmusun diye soranlara; hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne”  diyen seyit Nesimi gibi oturur bir ömür bu aşkın dergahında beklerim seni  sevgili…

Beklerim…

   Beklerim Seni Sevgili…

…………………………………………..

 

Ayrıntısında hasret saklıdır bir çok gecenin.

Düşlerin orta yerinde hayat bulur umut,

Tükenişlere inat bir yürek filizlenir şuracıkta...

Gel gör ki, avuçlarına alıp bilinmezlere gidersin

Mazilerse bırakmaz peşini fark ettirmeden,

Gecenin koynuna gizlenir umut bir militan gibi,

Yürek Mezopotamya’dan yana vurup durur

Düşlerse, uzak diyarlar arzular,

çaresiz ve de kimsesiz.

Yeni bir yaşam mı, yeni bir sevda mı ?

Yoksa yepyeni bir sokak mı aslolan      

Mazi dehlizinde kalır bazen yürek,      

Çırpınır: “Yarınlar, yarınlar, yarınlar...” diye.

Oysa, mazi ve ati çelişkisindedir yaşam,

Bugüne aldırmadan öylesine.....

 

Ve bir paradokstur aşk,                           

Bir paranoyadır dünlerle yarınlar.          

Ve deminde olan bir tek ŞİİRDİR çoğu kez,

Kaygısızca yakamozları bırakıp giden mehtap gibi.    

 

Sigaranın dumanında dağılıverir hayaller,

Zamanın anlamını yitirdiği anlar beliriverir,

Kasvetli bir gecenin zifirisine sığınır yürek.

Korkunç bir sabırla bilenip şafağı beklerken

Sözcüklerin acımasızlığında sakinleşir özlemler...

 

Sol yanında bir hançerdir yaşadıkların,

Kelepçelenmiştir düşler, müebbet yatar umut...

Düş mü gerçek mi yolculuklar, belli değil

Bir yağmur tanesine sığdırılır hüzünler hoyratça,

Serabımsı yanılgılar bırakmaz peşini,      

Güzü bahara tercih edersin gözünü kırpmadan,

Esintilerin uğultusu şarkı olur kulaklarında

Dicle’nin hüznü sarar kulaklarında

Yeni yollar ve yolculuklar çoktan başlamıştır artık

Ayaklarına serilen sedirden aşklaradır kaldırılan kadeh

Ve Dalgaların hışmına uğrar özlemlerin....

 

Ve gece, şafağı bağrına basar karanlığa inat

Yıldızlarsa, çaresiz kaybolur güneşin gölgesinde

Gece bitmiştir, günse sonun başlangıcındadır akşamdan habersiz

                                                               (Tıpkı )ben gibi....

 

Alıp başını düşüverirsin yollara, sonunu bilmeden

Kendin bile inanmazsın gidişine,

Bir tek gidişin farkındadır elvedaların...

 

   Ey Cudi’nin Botan’ın sevgilisi Fırat’ın dinginliği Dicle;

Gidersen yüreğimden gözlerime acı bir yaş gelir

Bu ömür bana fazla gelir

Sadece ağlama

              Sakın Ağlama..............

07.09.2006

 
 
 
 

Copyright © 2008 Dündar Sansur.Her hakkı saklıdır.

www.dundarsansur.com

Tasarım:Faruk GÜNEŞ