Sen Giderken…

 


Ne kaldı geriye, acılarından başka
Bir çölün orta yerine bîkes bıraktığın
Benden geriye ne kaldı;
Bir balyoz vuruşuydu feleğin bana biçtiği
Çarmıha gerilen yüreğimdi, sen giderken
Kal diyemezdim, kalmazdın biliyordum
Çocuk gözleri gülüşün gözlerimde
Umutlarımı da götürdün, gece yarısı
Mezara dönüştürülen bedenimdi
Ayazdı, dudakları sözcüklerin
Ölüm kusuyordu çıplak bir feryat,
Duygularım, bir bir mızraklanıyordu
Budanıyordu çarkı ayrılığın kıvıl kıvıl
Gidişinden beri kalan bir tek uçurumdu
Ne kaldı geriye, toprağa düşen göz yaşlarımdan başka…

Yağmur da, eski yağmur değil bu kentte
Bir hançerin kalbe vuruşuydu gidişinin ayak sesleri…

Ne çare; yoksunluk anlatılmaz haldan anlamayana
Filizlenen acılarda, boy verir hüsran
Yanık bir türkü çalınır, bağrında şafağın
Parsellenen yarınlara gebedir;
U-mutsuzluğun lal dili…
Yarasalarla izlenir, yasaklanan doğuşu güneşin
Ne kalır geriye, yoksa bu kente -nefes verişin-
Hüzün alır kaldırımlarda, yürür yetimliğim
İzleri de silinir bütün aşkların ketumluğu
Bir militan olur, ihanetlere uğrar bu yürek

Bileti kesilir bir hayatın, bir baharın, bir yarının
Yoksan bu kentte kar düşer saçlarına çocukların...
 

Dündar Sansur

 
 
 
 

Copyright © 2008 Dündar Sansur.Her hakkı saklıdır.

www.dundarsansur.com

Tasarım:Faruk GÜNEŞ